Rodney William Whitaker’a Bakış

Rodney William Whitaker’a Bakış

Bir zamanlar çok popüler olan büyük ölçüde unutulmuş bir Amerikalı yazar.

Gönderildi  258 Görüntüleme Güncellenmiş 12 Gün Önce

Trevanian adıyla ve diğer takma isimleri ile yazdıkları arasında önemli farklılıklar vardır. Her takma adına yaşam öyküsü ve görünüş de kazandırdığı bilinmektedir.

Image

Whitaker diğer kimliklerle yazdığı kitaplarla acaba içinde bulunduğu hayattan, şartlardan bir kaçış bir kanal yaratarak başkalaşmaya kapılar mı açıyordu? Tıpkı günümüzde bizlerin kendimiz için farklı isimler oluşturarak başkalarını takip etmek ya da yaşayamadıklarımızı yaşarmışçasına göstermek üzere kurgular oluşturduğumuz gibi…  

Trevanian’ın ‘The Main’ kitabına göz atalım istiyorum: Türkçeye ‘Kasaba’ olarak kötü bir tercüme ile çevrilen kitap hak ettiği ilgiyi görememiştir. Yayınlandığı dönemde Amerika dışında inanılamaz satış rakamlarına ulaşan The Main, bir Fransız eleştirmen tarafından; Simenon tarafından yaratılan ve Balzac tarafından anlatılan bir masal, olarak nitelendirilmiştir.

1960’lı yılların başlarında Kanada’da kozmopolit bir kasaba olan Main’de geçer hikâye.

Image

Bir polis teğmeni olan karakter; yenliklere kapalı, inatçı, kendi kurallarını uygulamaya yatkın. 50’li yaşlarındaki Claude Lapointe, çok iyi tanıdığı ve tanındığı kasabada teşkilatında da problem yaratmaktan çekinmeyen biri. Kasabadaki St-Laurent bulvarı şehri ikiye ayırır; doğu tarafında Fransızca konuşan işçi sınıfı batı tarafında ise İngilizce konuşan göçmenler, uygunsuzlar… Claude Lapointe kasabanın sahibi olduğu inancıyla insanların hapse girip girmeyeceğine, sokaklarda dolaşma hakkına sahip olup olmadığına karar verme yetkisiyle hareket etmektedir. 

Lapointe, elindeki esasında sınırlı olan yetki mekanizmasıyla yarı tanrılığa soyunarak karanlık, intikamcı davranışları insanları kendi kurallarına göre oynamaya zorluyor. Saint-Laurent bulvarındaki Antonio Verdini cinayeti, Lapointe'nin kariyerinde çözmesi gereken son meydan okuma eylemidir. Ama saf güç ve sindirme, teğmeni hiçbir yere götürmez. 

Main kasabası, ahlaki sertifikaların çöküşü için sözde dini bir alegoridir. İntikamcı, yarı tanrı Lapointe belki yenilgiye uğramaz gibi gözükse de katı kurallarının üstesinden gelemediği karmaşıklıkla kenara bırakılır. İnsanların ileride ihtiyaç duyacağı yaptırımların bileşkesi Lapointe değildi. Yaşamın, geleceğin kaotik doğası St. Laurent bulvarında temsil edilmekteydi. İyi ile kötü, kuralla kuralsızlık, yeni ile eski, dinsel ve dilsel farklılıklar burada harmanlanmıştı. 

Romanda, kilise ve Maurice Duplessis gibi oportünist politikacılar kaynaklarını çıkarları doğrultusunda birkaç dolar için satmıyorlar mı?  

Günümüzden 44 yıl önce yayınlanan roman, yaşamakta olduğumuz toplumsal çarpıklıklara inanılmaz benzerlikler göstermekte. Dinsel baskılar, ben yaparım olurlar, kendi kurallarını yargıya rağmen uygulama eğilimleri. Gücü elinde tutanların ezici, yok edici baskıları… Toplumun bir bölümünü ötekileştirerek, çıkar ilişkisinde olduklarını ötekilerin üzerine yaptırım ya da rahatsız etme mekanizmaları olarak salmaları. 

Trevanian bilinmeyebilir, hatırlanmayabilir ancak çalışmaları garip bir şekilde ölümsüzdür.


Tepkiniz?

0
LOL
0
LOVED
0
PURE
0
AW
0
FUNNY
0
BAD!
0
EEW
0
OMG!
0
ANGRY
0 Yorumlar